SÜNNİLİK VE ŞİİLİK NEYİ ÖRTÜYOR

Ortadoğu’da ve ülkemizde çoğunlukla hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İnsanlar, toplumlar ve devletler; asıl amaçlarını gizleyerek başkalarının görmesini veya işitmesini istedikleri şeyi söyler ve konuşur. Kurt kuzu misali; Kurt kuzuyu yemek istiyormuş bunu da yasal kılıfına uydurmak için kuzuyu geçen yıl kendisine hakaret etmekle suçlamış. Kuzu bu yıl dünyaya geldiğini geçen seneden habersiz olduğunu söyler. Fakat nafile çünkü kurt kuzuyu yemeyi kafasına takmış bahane arıyor.

Son Suriye ve Irakta yaşanan olaylarda sanki bu hikâyede geçen sahneye benziyor. Ülkeler ve örgütler kendilerine meşruiyet kazandırmak ve kamuoyunda haklılık algısını oluşturmak için rakiplerini birtakım suçlamalarla karalıyorlar. Tabi ki bu suçlamalarda bulunurken tertemiz dini ifade ve argümanları da kendi şom emellerine alet ediyorlar.

Irak ve Suriye’de yaklaşık 65 gayri Müslim devletin askeri varlığı bulunmasına rağmen Sünni ve Şiî diye geçinen hiçbir devlet ve örgüt bu Hıristiyan haçlı teröristlere; Müslümanların topraklarında ne işiniz var niçin ha bire Müslüman öldürüyor, İslam beldelerini harap ediyorsunuz diye bir söylem ve eylem içine girmiyor. Sözde Sünni’ye karşı Şii Rusya’yla işbirliği yapılıyor sözde Şiilere karşı İsrail, Amerika ve batılı Sünni haçlılarla işbirliği yapılıyor. Bunu yaparken meşruiyetlerini ispat için birbirini Sünnilik ve Şiilikle itham ediyorlar. Sanki Sünnilik veya Şiilik gayri Müslimlere köleliği ve hizmetkârlığı hoş görüyor gibi.   

Türkiye yöneticileri çıkıp çok izzetli ve şerefli bir payeymiş gibi Amerika’nın stratejik ortağı olduklarından, Nato’da beraber hareket ettiklerinden ve kendileri ne istemişlerse tereddütsüz yerine getirdiklerinden bahsediyorlar. Merdi Kıptî Şecaat arz ederken sirkatin söyler misali haçlı teröristlere köleliği bize şirin göstermeye çalışıyorlar.

Müslümanlar aklıselimi kaybetmiş, başkasının yanlışı kendi yanlışını meşru göstermek için kullanılır olmuştur. Türkün ırkçılığı Kürdün ırkçılığını meşrulaştırmak için kullanılmakta bazı sözde Sünnilerin yanlışları bazı sözde Şiilerin akıl tutulmalarına bahane olarak ileri sürülmektedir. Bu haçlı teröristlere yardakçılık edip onların zulümlerine ses çıkarmayıp kendin ırkından ve mezhebinden olmayan Müslümanları suçlayanlar aslında ne Sünni’dirler ne de Şii’dirler onlar heva ve heveslerine yenik düşmüş haçlı uşağıdırlar.

Sözde Sünni ve Şii olan bu insanlar, aslında Müslüman oldukları akıllarına gelip de ben Müslüman kardeşimin topraklarına ve mal varlıklarına nasıl göz dikiyorum, onun bana haram olan kanına nasıl giriyorum, diye düşünmüyor. Fitnenin başı olan Hıristiyan haçlı teröristlerine karşı Müslümanların topraklarını ve canını savunması gerekirken, karşısındaki Müslümanları Sünnilik ve Şiilikle suçlayarak haçlı teröristlerden arta kalacak kemiklere konma telaşıyla hareket ediyor. Bunun hesabı Züntikam olan Yüce Allah’a nasıl verilecek. Ülke çıkarları, parti çıkarları veya ırkî hezeyanlarla mı cevap verilecek.

Bu oyunlara gelmemek ve aklıselimle hareket etmek için Allah ne güzel buyurmuş: “Muhammed Allah'ın Resulüdür. Beraberindekiler ise kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûda, secdede, hep Allah'ın lütuf ve hoşnutluğunu ararken görürsün. Yüzlerinde de secde izi vardır. Bu onların Tevrat'taki tasvirleridir. İncil'deki tasvirlerine gelince: Onlar filiz vermiş, git gide güçlenmiş, kalınlaşmış, nihayet gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzer ki, ekincilerin pek hoşuna gider. Onlarla Allah kâfirleri böylece öfkelendirir. Onlardan iman eden ve güzel işler yapanlar için, Allah bağışlanma ve büyük bir ödül vaat etmiştir. (FETİH-29:)

Müslümanlara merhametli ve kâfirlere karşı şiddetli olan Müminlerden olma dileğiyle Allah’a emanet olun.

                                                                                                                                                                           Asaf YILDIZ

foto
Yazar: Asaf Yıldız
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

Köşe Yazarları