İNKÂR TERÖRÜ

Milli eğitim bakanlığı yayınları bazı tarih ders kitaplarında İslamiyet’i kabul eden topluluklardan söz ederken Kürtlerin Türklerden önce Müslüman olduğunu yazıyordu. Bu bilgiye, ünlü tarihçi Belâzûri’nin Futûh’ul-Buldan isimli eseri de kaynak olarak gösteriliyordu. Yine söz konusu kitaplarda Osmanlı millet sistemi başlığı altında “Kürt milleti”nden de söz ediyordu. Türk milliyetçilerinden bazı çevreler bu duruma ve Kürt isminin ders kitaplarında yer almasına itiraz etti, itirazları sonucu Kürt ismi söz konusu kitaplardan çıkarıldı.

Kürtlerin varlığını inkâr etmek için tarihi hakikatleri gizlemek ve inkâr etmek hiç kimseye bir şey kazandırmaz.

Devletin ekonomisini düze çıkarmaz, toplumsal barışı sağlamaz.

Dış dünyaya karşı Türklerin prestijini arttırmaz, tüm dünya Türklere imrenmez ve onlara hayran hayran bakmaz, Türklerin üstün ırk olduğuna ikna etmez.

Kürtler dahil dünyadaki tüm kavimlerin aslında Türk olduğunu ispatlamaz, ne mutlu türküm diyene sözünü kalplere ısındırmaz, Kürtleri yok etmez ve onların yok olduğu anlamına gelmez.

Hasılı vatandaşa hizmet etmez, dosta güven; düşmana korku olmaz.

Ancak!

Öteden beri iki Müslüman kardeş kavimler olarak beraber medeniyetler kurmuş Kürtler ile Türklere birden zarar verir.

Bu işi yapanların zalimlerden olduğunu ispatlar.

Birlik ve beraberliğimizi zedeler, toplumu kutuplara ayrıştırır.

Bizi daha fazla sömürmesi, maddi manevi olarak çiğnemesi için emperyalist güçlere davetiye çıkarır, ayrışan toplum kutuplarının birbirine düşman olmasına hizmet eder.

Nitekim on yıllarca süren Kürtlere dair hakikatleri inkâr terörü, Kürtlerin içinden sadece emperyalistlere hizmet eden yapıları doğurmuştur. Bu yapılar eliyle tarihte asla rastlanmayacak kadar biz Kürtlerin kanı akıtılmış, sadece iç infazla on yedi bin insanımız kurban edilmiştir.

Ülkedeki tüm anarşizmin kaynağı da yine inkâr terörüdür. Hatta dünya var olduğundan beri toplumları birbirine düşüren, cinayet ve terör olaylarının baş göstermesinin tek kaynağı inkâr terörüdür.

İnkâr yani gördüğü halde görmezlikten gelme, tüm duyu organlarıyla hissettiği halde kabul etmeme, varlığını tanımama, görünmesine; bilinmesine engel olma, üstünü örtme anlamındadır. Arapçada buna “küfür” denir. Küfür kelimesinden ism-i fail olarak müştak olan “kâfir” kelimesi ise “küfür eden kişi” manasındadır. Yani örten, gizleyen demektir. Tohumu toprağın altına koyup gizlediği için çiftçiye de sözlük manasıyla kâfir de denir.

İnkâr, dünyada en büyük kötülük, varlığa ve hakikate karşı en büyük zulümdür. Buna paralel olarak inkârcı kimse de dünyanın en kötü, en zalim ve en haksız insanıdır. En kötü inkâr Allah’ı inkâr etmektir. En zalim ve en büyük terörist de Allah’ı veya onun sıfatlarından birini veya ayetlerinden birini inkâr eden kişidir.

Gördüğü halde inkâr eden, bildiği halde yok sayan, bilmeyen kimse gibi değildir. Bilmeyen bilmediği için mazur sayılır. İnkâr eden ise inkâr etmekle terör estirdiği için Cemal ve Celal Sahibi olan Allah onu en büyük cezaya çarptıracağına dair büyük yemin etmiştir.

“Allah'ı inkâr eden, hatta inkâr etmekle yüreği genişleyen, hoşlanan kişi yok mu, bu çeşit kişilere Allah'tan bir gazap ve onlara pek büyük bir azap vardır.” -Nahl: 106-

Allah’ın inanmamızı emrettiği imana taalluk eden meseleler dışında diğer hakikatleri inkâr etmek insanı küfre götürmese de bir hak inkârı ve varlığa karşı bir taşkınlıktır, toplumsal huzursuzluklar, çatışmalar ve travmalara neden olan bir saldırıdır. Başkaldırmaya ve isyana sebep olan bir bastırma teşebbüsüdür, gerçekleri imha girişimidir.

Bu saldırı ve taşkınlıkların hedefi haline gelen insandan ne yapmasını beklersiniz?

07.10.2020 Çarşamba

foto
Yazar: ABDUSAMMED YALÇIN
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

Köşe Yazarları