Kürdistan Referandumu ve Hatırlattıkları

Dünyanın diğer milletleri için ulusa dayalı devlet kurmak bir hak olarak görülüyorsa ulus olarak bağımsız devlet kurmak istemeleri ve bunun için referandum yapmaları Kürtlerin de en tabii hakkıdır. Diğer taraftan ümmetin diğer unsurları için siyasal olarak hangi haklar var ise Kürtler de aynı haklara sahip olmalıdırlar. Bu hakkın yerini bulması için barışçıl ve meşru olan her türlü usul ve yöntemden istifade edilebilir. 
Biz, Müslüman kavimler arasındaki sınırların tamamen kaldırılması ya da silik hale getirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Müslüman unsurlar arasındaki kardeşliğin sağlanması, adaletin tamamen tesis edilmesi, yer altı ve yer üstü zenginliklerden tüm Müslümanların istifade etmesi, dünya emperyalizmine karşı mücadele edebilecek bir güç haline gelebilmesi gibi kazanımlar ancak bu şekilde sağlanabilir. Ancak bu sağlanıncaya kadar diğer milletler ve Müslüman unsurlar gibi Kürtler de bağımsız devlet olmak için meşru olan her türlü yol ve yöntemden faydalanma hakkına sahiptirler.
Referandum Günü
Kürtlerin ulusal bağımsızlık mücadelesi tarihinde referandum günü oldukça önemli bir gündür. Bundan sonra tarih yazılınca bu gün bir milat olarak kabul edilecektir. Referandum, bir halkın bağımsızlık talebinin en iyi ölçüsüdür. Dört parçaya bölünmüş olan Kürdistanın kuzeyinde 25 Eylül 2017 tarihinde yapılan bu referandum meşru ölçüler dahilinde yapıldı. Kuzeyde bazı siyasi yapılar hariç Kürdistanın dört parçasındaki Kürtler ve siyasi yapıları tarafından destek buldu. 
Üzüntü verici olan şudur ki komşu devletler şiddetle referanduma karşı çıktılar. Daha günü gelmeden referandumun yapılmaması için her türlü yola başvurdular. Kürdistan bölgesini aç ve yalnız bırakmakla tehdit ettiler, siyasi ve ticari ilişkileri askıya aldılar. Büyük bir tehdit geliyormuş gibi bir telaşa kapıldılar. Bağımsız Kürdistan kurulacak ve söz konusu devletlerin her biri toprak kaybedecek ya da ulusal güvenlik sorunu yaşayacak gibi kendilerince önlem almaya çalıştılar. Bunların hiç birisi doğru değildir. Kişilerin ve milletlerin iradesine el koymak zulümdür.
Neticede referandum yapıldı, içeriden ve dışarıdan müdahalelere rağmen yüzde 92 gibi yüksek bir oranla bağımsızlığa evet oyu çıktı. Üstelik kıyamet de kopmadı.
Referandum ile Kürtler dünyaya şöyle bir mesaj vermiş oldular: Dünya genelinde diğer milletler gibi, bölge özelinde de ümmetin diğer unsurları gibi Kürtler eşit haklara sahip olmak istediklerini ilan ettiler. Kürtlerin beraber yaşadıkları Arap, Türk ve Farslarla aynı sınırlar içinde eşit haklara sahip olma talebi, bu sağlanmazsa bağımsızlık arzusu ve talebi, bazıların iddia ettiği gibi dış güçlerin kışkırtması sonucu değil halkın özgür iradesidir. 
Sonuç itibariyle yüzde 72 olan referanduma katılım ve yüzde 92 olan bağımsızlık isteyenlerin oranı da bunun ispatıdır. Bu sonuç, Kürtler adına Kürtleri dini ve kültürel değerlerinden uzaklaştırmaya çalışan ve referanduma karşı çıkan emperyalizmin içimizdeki uzantıları olan hareketlere iyi bir mesaj oldu.
Bağımsızlığın Kürtler Tarafından Desteklenmesi
Kürtler ancak kendi değerlerinden uzak düşmeden, sömürgeci devletlerin müdahalesine yol açmadan ve tabi ki barışçı yollarla bağımsızlığı destekleyebilirler. Bunlar önemli hususlardır. Kürtlük sadece Kürtçeyi konuşmaktan ve telaffuzdan ibaret değildir. Kürtlerin dini, kültürü, edebiyatı, folkloru, tarihi, sosyolojisi vs. kendine ait değerleri vardır. Mücadele bu değerler üzerinde yükselirse amacına ulaşır. Yoksa bir sonuca varsa bile amacından uzaklaşarak varmış olur ki Kürdistan ve Kürtler sömürge olmaktan kurtulamayacaklardır.
Kürtlerin dört parçaya bölünmesi ve her bir parçanın bir kavmin egemenliğine bırakılmış olması tesadüf değil programlı bir parçalamadır. Kürtler haklarını ararken veya savunurken onlar üzerinde oyun kurmaya çalışan egemen güçleri tanımak ve onların yaklaşımlarına dikkat etmek zorundadırlar. Çünkü onlar bir yandan Kürtlerin hakkını savunduğunu iddia ederken öbür yandan geliştirdikleri ilişkiler sonucunda Kürtleri Kürt olmaktan çıkarıp kendilerinden bir parça haline getirmek ve üzerimizde yetkili olmak istiyorlar. 
Bu çalışmanın bir versiyonu da Kürtlerin içinden Kürtlük davası adına Kürtlere düşmanlık yapan siyasi ve sivil yapıların oluşturulmasıdır. Bu yapılar, küresel emperyalistlerin kendilerine verdiği her türlü imkanı kullanarak güçlü bir şekilde ortaya çıkar ve kitleleri arkalarından sürüklerler. Silah ile sindirme ve güçlü propaganda ile istedikleri gibi algı oluşturma yöntemleriyle hareketleri mecrasından saptıran bu yapılar halka en büyük ihaneti yaptıkları halde Kürtler tarafından sahipleniliyorlar. Bunları bertaraf edecek programa sahip olan yapılar oluşturulmalı, var olanlar da desteklenmelidir.
Amaç, bizi biz yapan değerlerin korunması, insanımızın kendi düşmanına benzememesidir. 
Tüm tepkilere rağmen bu referandum gerçekleşti. Bunu takdir ediyoruz. 
Aynen bunun gibi hakların elde edilmesi davasının kendi değerleri üzerinde ilerlemesi ve bu şekilde devam etmesi gerekir. 
Bu da Kürt halkının liderlerden beklentisidir.

foto
Yazar: Ahmet AYDIN
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

Köşe Yazarları