Peygamber Sevdalılarından Mevlid Haftası mesajı: Kurtuluşun yolu Hazreti Peygamber'in mektebinden geçmektedir
​Peygamber Sevdalıları Vakfı, mesajında Peygamber sevdasının; insanlığın şifası, maddi ve manevi hastalıkların ilacı, Müslüman gençliğin kurtuluşu olduğuna dikkat çekti.
Peygamber Sevdalılarından Mevlid Haftası mesajı: Kurtuluşun yolu Hazreti Peygamber'in mektebinden geçmektedir

PeygamberSevdalıları Vakfı, 5-11 Nisan tarihleri arasında ihya edilecek "Peygamberi Anlama Ve Sünnetini Yaşama Mevlit Haftası" kapsamında yazılı bir mesaj yayımladı.

11 başlık altında verilen mesajda, Peygamber sevdasının; insanlığın şifası, maddi ve manevi hastalıkların ilacı, Müslüman gençliğin kurtuluşu, iffet ve namusun kalkanı, toplumsal sorunların çözümü, ümitsizlik ve tembelliğin çaresi, ümmetin ittihad ve selametinin anahtarı, kudsiyet ve direnişin makamı, dünyevileşme ve ahlakî yozlaşmanın dermanı, uhuvvet ve isarın vefası ile imkân ve şartların kılavuzu olduğuna dikkat çekildi.

Huzur; Hazreti Peygamber'i örnek almadadır

Hazreti Peygamber'i örnek almadıkça insanlığın huzur bulamayacağına dikkat çekilen mesajda, insanlığı aciz bırakan türlü türlü hastalık, salgın ve dertlerin nedeninin; aşırı ve dengesiz beslenmek, helal ve temiz yiyeceklere dikkat etmemek, bireysel ve çevresel temizliğe riayet etmemekten kaynaklandığı belirtildi.

Gayesiz gençliğin kurtuluşu Hazreti Peygamber

Mesajda, bunalım ve kimlik krizi yaşayan, zaaf ve acziyetlerin zalim çarkına yenik düşmüş; gayesiz, hedefsiz, idealsiz bir gençliğin kurtuluşunun yolunun; Hazreti Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) terbiye mektebinden geçtiği kaydedildi.

Aile kurumunu hedef alan sözleşmeler kabul edilemez

Aile kurumunu, cinsiyete özgü mahremiyeti, iffet ve hayâ perdesini hedef alan sözleşmelerin Müslümanlar için kabul edilemeyeceği belirtilen mesajda, toplumsal kargaşa ve kaosun sebebinin; ırk, mezhep, cemaat vb. unsurların üstünlük vesilesi sayılması olduğu vurgulandı.

Kudüs davası Müslüman gençliğin direniş azmi

Her Müslüman'ın, kendi kabiliyet ve becerilerine göre Müslümanlara faydalı olmak sorumluluğunda olduğu bildirilen mesajda, uğruna hiçbir bedel ödemekten çekinilmemesi gereken Kudüs davasının da Müslüman gençliğin direniş azmi olduğu ifade edildi.

Sosyal adaletin kurucusu İslam

Mesajda İslam'ın sosyal adaletin kurucusu ve hamisi; gelir dağılımındaki adaletsizliklerin de toplumların kaosuna ve huzursuzluğuna sebep olduğu belirtildi.

Sahil-i selamete çıkış Hazreti Peygamber’in  kardeşlik mektebinde

Mesajda, Müslüman coğrafyasındaki savaşların basireti körelttiği, kardeş kavgasının Gayretullah’a dokunduğu bir zamanda sahil-i selametin, Hazreti Peygamber’in  kardeşlik mektebi olduğu vurgulandı.

Mesajda ayrıca sosyal medyanın dikkatli ve bilinçli kullanmanın öncelikli şart olduğu kaydedildi.

Mesajın tamamı

Başında, "Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam; O’nun kulu ve elçisi olan Hazreti Muhammed’e, (aleyhi salatu ve’s-selam) pâk ehl-i beytine ve güzide ashabının üzerine olsun." ifadelerine yer verilen mesajın tamamı şöyle:

1) İnsanlığın şifası, Peygamber sevdasıdır

Vahyin ilmek ilmek işlendiği, en güzel örneklik olan Hazreti Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) şifahanesinde çaresi bulunmayan hiçbir hastalık yoktur. Manevi yoksunluktan kararan gönüllerin, yaratılış fıtratına bigâne ruhların gönül cilası; Hazreti Peygamberi örnek almak ve O’nun yolundan gitmektir. O’nu örnek almadıkça insanlık huzur bulamaz. "And olsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır." (Ahzap, 21) ayeti bunun somut göstergesidir. 

O, insanlığın iki cihanda cenneti; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

2) Maddi ve manevi hastalıkların ilacı, Peygamber sevdasıdır

İnsanlığı aciz bırakan türlü türlü hastalık, salgın ve dertlerin nedeni; aşırı ve dengesiz beslenmek, helal ve temiz yiyeceklere dikkat etmemek, bireysel ve çevresel temizliğe riayet etmemekten kaynaklanmaktadır. Kanaat ve tevekkül abidesi Hazreti Peygamber’in "Temizlik imandandır" hadis-i şerifi sadece maddi hastalıklar için değil, aynı zamanda manevi hastalıklar için de bir reçete-i sıhhattir. Benlik zindanına, acizlik ve tembellik buhranına, korkaklık ve cimrilik yanılgısına, haset ve kibrin yangınına, dilin afet ve belalarına hakiki bir reçete; ancak Hazreti Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ahlak mektebindedir.

O, insanlığın tüm dertlerinin tabibi; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

3) Müslüman gençliğin kurtuluşu, Peygamber sevdasıdır.

Bunalım ve kimlik krizi yaşayan, zaaf ve acziyetlerin zalim çarkına yenik düşmüş; gayesiz, hedefsiz, idealsiz bir gençliğin kurtuluşunun yolu; Hazreti Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) terbiye mektebinden geçmektedir. Bu mektebin ilk mezunları ve örnek şahsiyetleri; Ashab-ı Kiram’dır. Sorumluluğunun farkında olan, umut ve hedef sahibi nice ashab; insanlık tarihinin gençlik idealine heyecan katmıştır.

O, ideal gençliğin serveri; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

4) İffet ve namusun kalkanı, Peygamber sevdasıdır

Aile kurumunu, cinsiyete özgü mahremiyeti, iffet ve hayâ perdesini hedef alan sözleşmeler Müslümanlar için kabul edilemez, yok hükmündeki hezeyanlardır. İffet ve namus; mümin erkek ve mümin kadınlar için beden ve gönüllerin sağlam bir kalesidir. Gönüllerin en güzel süsü, hayâ duygusudur. Müslüman erkek ve kadınlar birbirlerinin eşleri ve tamamlayıcılarıdır. Müslüman erkekler; ailelerinin reisleri ve hamileridir. "Üstünlük ise ancak takvadadır." (Hucurat-13)

O, en makbul bir zevç ve en müşfik bir baba; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

5) Toplumsal sorunların çözümü, Peygamber sevdasıdır

Toplumsal kargaşa ve kaosun çıkma sebebi; dil, ırk, ulus, soy, sop, mezhep, aşiret, meşrep, ekol, cemaat vb. unsurların üstünlük vesilesi sayılmasıdır. Bu, tedavi edilmesi gereken manevi ve psikolojik bir hastalıktır. Kur’an’ın; dillerin ve renklerin farklılığını Allah’ın (celle celaluhu) birer ayeti olarak sunması taarrüf (karşılıklı anlaşma, tanışma) sebebiyledir. Karşılıklı hakların kabulü, muhabbetin yüceltilmesi, sevgi ve saygı dilinin inşası, akrabalık ve sıla-i rahim duygularının ihyası; Hazreti Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) şahsiyet mektebinin sürekli tavsiyelerindendir.

O, adil ve hakkaniyetli; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

6) Ümitsizlik ve tembelliğin çaresi, Peygamber sevdasıdır

Bir kurdun ağacı kemirdiği gibi ümitsizlik ve tembellik de insanı yer ve bitirir. Müslüman; çağın ihtiyaçlarının idrakinde olan kişidir. İçinde bulunduğumuz çağın en önemli kazanımı; donanımlı ve kabiliyetli bireylerin yetiştirilmesidir. "Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul." (İnşirah-7) ayetinin muhatabı olan Müslümanların lügatinde; tembelliğe, ümitsizliğe ve miskinliğe yer yoktur. Her Müslüman, kendi kabiliyet ve becerilerine göre Müslümanlara faydalı olmak sorumluluğundadır. İlmî donanımı elde etmek, ihtisaslaşma, fikri ve siyasi gelişimlerden haberdar olmak, ehliyet ve liyakati kuşanmak; Müslüman ahlakının gerekliliklerindendir.

O, işi ancak ehline veren; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

7) Ümmetin ittihad ve selametinin anahtarı, Peygamber sevdasıdır

Avrupalı Müslümanlar başta olmak üzere dünyanın birçok farklı coğrafyalarında Müslümanlar baskı, saldırı, açlık, susuzluk, ekonomik ve siyasi ambargo, işkence ve katledilmelerle karşı karşıya kalmaktadır. Emperyalist güçlerin hadsiz saldırılarının sebebi; aziz İslam dinine artan teveccühtür. Ancak Dünya Müslümanlarının sessizliği ve parçalanmışlığı da bu hadsiz saldırganlara cesaret vermektedir. Bütün dünya halkları bilmelidir ki emperyalist ve sömürgeci güçler, tüm insanlığının düşmanıdır.

O, bütün hakların ve özgürlüklerinin teminatı; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

8) Kudsiyet ve direnişin makamı, Peygamber sevdasıdır

Kudüs ve Mescid-i Aksa, her daim gönlümüzde ve aklımızda olan unutulmaz sevdamızdır. Müslümanların ilk kıblesi, kadim medeniyetimizin vazgeçilmez inancıdır. O nazlı mihraba ve kadim civara sahip çıkmak, akidevî bir meselemizdir. Esaretiyle gözleri yaşartan, melül bakışların sahibi Mescit; bir gün elbet azade olacaktır. Uğruna destanlar yazılan Mescid-i Aksa ve Filistin direnişi onurumuzdur. Bugün, uğruna hiçbir bedel ödemekten çekinmeyeceğimiz Kudüs davası; Müslüman gençliğin direniş azmidir. Bu kutlu direnişin ruhu, Hazreti Peygamber’in kutsallara karşı tavizsizliğinin bize mirasıdır.

O, mescitlerin imamı ve müdavimi; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

9) Dünyevileşme ve ahlakî yozlaşmanın dermanı, Peygamber sevdasıdır

Hazreti Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlığa ışık tutan nebevî mesajları, bizler için birer şefkat parıltıları ve rahmet damlalarıdır. İslam; sosyal adaletin kurucusu ve hamisidir. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler; toplumların kaosuna ve huzursuzluğuna sebeptir. Yardımlaşma ve paylaşma duygusunun yitirildiği toplumlarda dünyevileşme artar. Oysa sadaka, infak ve zekat; toplum saadetinin harcıdır.

O, insanlara karşı en cömert davranan; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

10) Uhuvvet ve isarın vefası, Peygamber sevdasıdır

Fitne ve tefrikanın gönülleri titrettiği Müslüman coğrafyamızda cereyan eden ancak bizim olmayan savaşların basireti körelttiği, kardeş kavgasının Gayretullah’a dokunduğu bir demde; sahil-i selamet Hazreti Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) kardeşlik mektebidir. Ahde vefanın kırgınlıkları dağıttığı, ülfet ve muhabbetin mesafeleri yakınlaştırdığı, diğergâmlık ve kadirşinaslığın gönüllere dokundurduğu kardeşlik medeniyetimizde hallolunmayacak hiçbir problem yoktur. O, din kardeşlerine en çok merhametle davranan; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır.

11) İmkân ve şartların kılavuzu, Peygamber sevdasıdır

Zaman; algı operasyonları ve psikolojik manipülasyonlarla toplumların dizayn edildiği, kavram karmaşası ve fikri yozlaşmaların arttığı, bireyselliğin ve mekanikliğin dayatıldığı zor ve bencil bir devrandır. Teknolojik gelişmeler, internet ve sosyal medya gerçekliği; baş döndürücü bir zemin sunmaktadır. İmkan ve şartların İslami ölçülerle kullanılması, Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ferasetinin icabıdır. İnternet ve sosyal medya imkanının fayda ve zararının farkında olmakla beraber; "Def’i mefâsid, celb-i menafiden evladır" (zararların önlenmesi, yarar elde etmeye çalışmaktan önceliklidir) kaidesince dikkatli ve bilinçli kullanmak öncelikli şarttır.

O, fayda ve zararları en güzel şekilde vasıflandıran; Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa’dır. 

Kategori:
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

KATEGORİ HABERLERİ

-